Aslında her şey bundan yaklaşık 5000 sene önce Mezopotamya’da tekerleğin icadıyla başladı ve o zamandan bu güne hız kesmeden geldi. İlk zamanlarda taş, tahta, demir kullanıldı
daha sonra da dolma lastikler. Ve nihayetinde havalı lastik (pnömatik) icat edildi.Aslında günümüzdeki lastikler tarihsel bir görevi yerine getiren çok önemli unsurlardır.Bugünkü otomobil lastikleri temel şekil ve işlevleri bakımından ilk tekerlekten farklı olmasalar da,binlerce yılda geçirdikleri evrim sonucunda daha ileri performans,dayanım ve konfor özellikleri kazanmışlardır.Bu arada kısaca belirtelim,ilerlemek için tekerlek kullanmakla ayak kullanmak arasındaki temel fark şudur : tekerlek yuvarlanır,çok basit şekilde hareket sağlar,ama ayak kullanmak ya da adım atmak daha ileri bir kontrol gerektirir,daha karmaşıktır. Fakat son tahlilde adım atmak da kabaca daireseldir.

Kullanmış olduğumuz otomobil ne kadar gelişmiş olursa olsun ne kadar hızlı giderse gitsin “yolda durmaya” ihtiyaç duyar ve seyriyle ilgili tüm yetenek ve isteklerini yola lastik aracılığıyla aktarır. Hızlanmak, viraj dönmek, manevra yapmak, durmak ve en önemlisi tüm bunları emniyetli şekilde yapabilmek için lastik gereklidir. Lastik bir otomobilin ve yolcuların güvenliği için en önemli savunma hattıdır. Bir lastik, üzerine düşen görevi, yolla arasındaki sürtünme sayesinde yerine getirir. Eğer bu yeteneğini kaybetmeye başlarsa otomobilin seyriyle ilgili olarak bazı sıkıntılar ortaya çıkar.Araç kaymaya, patinaj yapmaya, sağa sola çekmeye v.b sürüş kusurları göstermeye başlar. Sürtünme, birbirine temas eden iki cisim arasında, hareket yönüne zıt yönde ortaya çıkan ve hareketi zorlaştıran bir kuvvettir. Sürtünmenin kaynağı, cisimlerin yüzeyindeki pürüzlerdir. Bununla birlikte,cismin ağırlığı,malzemesi ve yüzey şekli sürtünmeyi etkiler.Tabi ki lastiklerde durum biraz daha karmaşık bir hal alır.Taban alanı,lastik hamuru,karkas yapısı, deseni v.b gibi yapısal özellikler lastiğin sürüş yeteneklerini etkiler.İstenen tüm özellikleri bir arada sağlamak mümkün değildir.Örneğin,yolla temas eden bölümün fazla olması sayesinde kuru zeminde çekiş gücü ve fren yeteneği artar ama yuvarlanma direncinin de artması nedeniyle yakıt tüketimi fazlalaşır..

Otomobilimizin içinde güvenle ilerlerken,yola tutunmamızı,hayata bağlı kalmamızı sağlayan yegane unsur, aracımızın lastiğidir.Bu kocaman ve de çok hızlı hareket eden kütlenin yolla olan bağlantısı birkaç avuç içi kadar alandır,bu kadarcık temas alanı bizi hayata bağlar ve bütün manevralarımızı bu kadarcık alan üzerinde yaparız.Tam bu noktada bazı rakamlar vermek istiyoruz :

Aşağıda sol tarafta otomobillerin lastik ölçüleri ve taban alanı , sağ tarafta da insan ağırlığı ve ayak taban alanı ile ilgili birkaç örnek verilmiştir.Otomobil lastiği ile insan ayağının taban alanı arasındaki farka dikkat ederseniz göreceksiniz ki insanın bir ayağının taban alanı ortalama bir otomobil lastiğinin yere temas eden taban alanından daha fazladır:

OTOMOBİL LASTİĞİ TABAN ALANI İNSAN AYAĞI TABAN ALANI
1020 kg….175/65 R 14……88cm2 65kg….83cm2
1200 kg….175/70 R 14……81cm2 100kg….120cm2
2800kg….195/60 R 14 C….113cm2

Bu rakamlar çok hassas olmamakla birlikte durumu anlatmak için sanırız yeterlidir. Aslında bu yazının özeti şudur, “hayattan kopmamak için lastiklerinize dikkat edin, düzgün lastik kullanın hayatta kalın”…

0
Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir